TR biz kavgadan korksaydık Avatar resmi "Biz kavgadan korksaydık âşık olmazdık..."

25 Mart 2026 Çarşamba

Aşkla tehlikeli bir oyuncak gibi oynamak istiyordum…


Kağnı - Ses - Esirler, Sabahattin Ali

Cihan alem herkes bilsin ki en güzel ibadet sevebilmektir...


Yunus Emre, Necip Fazıl Kısakürek

 "Battığı yer ölüm çıktığı yer aşk."


Ay Tiradı, A. Ali Ural

Hiç kimse aşk bahçesine iki üç adım atmadı ki o bahçıvandan ona yüzlerce selâm gelmesin.


Dîvân-ı Kebîr, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî

 Gönülle aşk,

Ahmed’le Ebû Bekr gibi mağara dostu...


Dîvân-ı Kebîr, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî 

Dünyada insana sevgiden daha gerekli bir şeyin olmadığı kesin.


Genç Werther’in Acıları, Johann Wolfgang Von Goethe

23 Mart 2026 Pazartesi

 "Aşk derdi nasıldır? İster misin bunu apaçık öğrenmeyi? Sabah rüzgarından sorma; kılıçtan sor!"


Hâfız Dîvânı, Hâfız-ı Şirâzî

 "Aşk sarhoşluğu beni harap etti; ama varlığımın esası, o haraplıktan mamur olmada."


Hâfız Dîvânı, Hâfız-ı Şirâzî

"Aşk yolu, bir yoldur ki; ne ucu var, ne kıyısı. O yolda can vermeden başka hiçbir çare bulunmaz."


Hâfız Dîvânı, Hâfız-ı Şirâzî

 "... yaşlıyım, ama aşk derdiyle çocuk!"


Hâfız Dîvânı, Hâfız-ı Şirâzî

 “Aşk sahrasının yokuşu da tuzak, inişi de.”


Hâfız Dîvânı, Hâfız-ı Şirâzî

 “Merak etme, aşk akıllı kişiye nasip olmaz.”


Hâfız Dîvânı, Hâfız-ı Şirâzî

"Sevgili, senin aşkın hayret fidanıdır. Vuslatın da hayretin kemâli.""


Hâfız Dîvânı, Hâfız-ı Şirâzî

Kapısı toprağına yüz koyanlar

Erer dergâhına dergâhı söyler


Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi


(Sevgilinin kapısının toprağına yüzünü koyan âşıklar, dergâhına ulaşır, dergâhını konuşurlar.)

Efendim, ben sevgiden yanayım.

Eğer bir aşırılık yapacaksak, sevgiden yana olsun bu.


Piyesler 1, Sezai Karakoç

"Sevmek, mübalağa sanatıdır. Abartın!"


Erbain, İsmet Özel

"Bir insanın sevgisini arttıran şey ona ulaşamamasıdır. Çünkü insan ulaşamadığı şeyi daha çok sever."


Uyûnü’l-Ahbâr, İbn Kuteybe 

 Nedir aşk?

İnsanın kendinden çıkma gereksinimi.


Apaçık Yüreğim, Charles Baudelaire

İçinde muhabbet olmayan herşey eksiktir.


Savaş Ş. Barkçin

Aşk, başkasıyla paylaşmak istemediğimiz anları sadece sevdiğimiz kişiyle paylaşmaktır...


Seven kadın sevilen erkeği her zaman aşar...


Malte Laurids Brigge'nin Notları, Rainer Maria Rilke 

18 Mart 2026 Çarşamba

 "Sevilenden uzak kalmaya sabretmek, belânın en ağır türlerindendir."

İbn Hazm el-Endülüsî

"Bir kimseden uzak durmak sevgisizlik belirtisi olmadığı gibi çok görüşmek de sevginin belirtisi değildir. Asıl sevgi kalplerin yakınlığıdır."

İmâm Ebû Yusuf 


Siyeru A'lâmi'n-Nübel'a, İmâm Zehebî 

Allah aşk sebebiyle kırılmış kalplere karşı çok merhametlidir.


Ahmet Turan Esin  

17 Mart 2026 Salı

 "aşkı nerden bilecek bir kerecik ölmeyen..."

I seni sensiz yaşamak 1

I serdar tuncer


*

Seni Sensiz Yaşamak 1


Mendiline aşk düşer kar bakışlı dağlarda
Gözlerinde buz yanar dilenciler şahının
Ceylanlar su başında susuzluktan ağlar da
Anlarsın türküsünü bir ömürlük ahımın
Mendiline aşk düşer kar bakışlı dağlarda

Elinden seni içmek avare bir yıldızın
Uyutmak uykuları kör geceler boyunca
İki büklüm dururken başucunda sonsuzun
Kapanmak secdelere geldiğini duyunca
Elinden seni içmek avare bir yıldızın

Rakseder dudağında bedensiz kelebekler
Aşk değil mi cevabı çıldırtan bilmecenin
Bir sen kaldı geride, o hala seni bekler
Özlemiyle güneş ağlar döneceğin gecenin
Raks eder dudağında bedensiz kelebekler

Zamansız vurgun yürür kuşların kanadına
Ay ışığı gülemez, kapanırsa kapılar
Dalgalanan ben olurum, denizlerin adına
Sende bir rüzgar eser, beni virane kılar
Zamansız vurgun yürür kuşların kanadına

Utanır kaldırımlar gözlerimin renginden
Yürüdüğüm boşlukta gölgem hatıra kalır
Bir an gelirki kalbim firar eder kalbinden
Güneş karanlığa kızar, gökyüzünden usanır
Utanır kaldırımlar gözlerimin renginden

Kardan adam öpmez ki çöllerin dudağını
Deliler sultanıyım, hüzne diyet ödeyen
Gökler niye yazmamış gözlerinin çağını
Aşkı nerden bilecek bir kerecik ölmeyen
Kardan adam öpmez ki çöllerin dudağını

Serdar Tuncer

*


(https://youtu.be/KmiTe3nr_Hs)
hâlbuki aşk, başka ne olsundu hayatın mazereti...

I münacaat
 I ismet özel


*

Münacaat 

Bu yaşa erdirdin beni, gençtim almadın canımı
ölmedim genç olarak, ölmedim beni leylak
büklümlerinin içten ve dışardan
sarmaladığı günlerde
bir zamandı
heves ettim gölgemi enginde yatan
o berrak sayfada gezindirsem diye
ölmedim, bir gençlik ölümü saklı kaldı bende.
Vakti vardıysa aşkın, onu beklemeliydi
genç olmak yetmiyordu fayrap sevişmek için
halbuki aşk, başka ne olsundu hayatın mazereti
demedim dilimin ucuna gelen her ne ise
vay ki gençtim
ölümle paslanmış buldum sesimi.

Hata yapmak
fırsatını Adem’e veren sendin
bilmedim onun talihinden ne kadar düştü bana
gençtim ben ve neden hata payı yok diyordum hayatımda
gergin bedenim toprağa binlerce fışkını saplar idi
haykırınca çeviklik katardım gökyüzüne
bir düşü düşlere dalmaksızın kavrayarak
bulutu kapsayarak açmadan buluta içtekini
tanıdım Ademoğlu kimin nesiymiş
ter döküp soru sormak nereye sürüklermiş kişiyi

Çeşme var, kurnası murdar
yazgım
kendi avcumda seyretmek kırgın aksimi.

Gençtim ya, ne farkeder deyip geçerdim
nehrin uğultusu da olur, dalların hışırtısı da
gözyaşı, çiğ tanesi, gizli dert veya verem
ne fark eder demişim
bilmeden farkı istemişim.
Vay beni leylak kokusundan çoban çevgenine
arastadan ırmaklara çarkettiren dargınlık!
Yola madem
çöllerdeki satrabı yalvartmak için çıkmıştım
hava bozar, yüzüm eğik giderdim yine
yaza doğru en kuduzuyla sürüngenlerin sabahlar
yola devam ederdim.

Münacaat

Gençtim işte şehrin o yatık raksından incinen yine bendim
gelip bana çatardı o ruh tutuşturucu yalgın
onunla ben
hep sevişecek gibi baktık birbirimize.
bir kez öpüşebilseydik dünyayı solduracaktık.

Oysa bu sürgün yeri, bu pıtraklı diyar
ne kadar korkulu yankı bulagelmiş gizlerimizde
hani yok burda yanlışı yoklayacak hiç aralık
bütün vadilere indik bir kez öpüşmek için
kalmadı hiç bir tepe çıkılmadık
eriyeydik nesteren köklerine sindiğimizce
alıcı kuş pençesiyle uçarak arınaydık
ah, bir olaydı diyorduk vakar da yoksanaydı
doğruydu böyle kan telef olmasın diye çabalamamız
ama kendi çeperlerimizi böyle kana buladık
gönendi dünya bundan istifade
dünya bayındırladı:
Bir yakış, bir yanış tasarımı beride
öte yakada bir benî adem
her gün küsülü kaldık.

Bunca yıl bu gücenik macera beni tutuklu kılan
artık bu yaşa erdirdin beni, anladım
gençken almadın canımı, bilmedim
demek gökten ağsa bile tohum yürekten düşecekmiş
çünkü hataya bağışık büyük hatadan beri nezaret yer
çiğ tanesi sanmak ne cüret, gözyaşıymış
insanın insana raptolduğu cevher.

Şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana yarabbi
taşınacak suyu göster, kırılacak odunu
kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde
bileyim hangi suyun sakasıyım ya rabbelalemin
tütmesi gereken ocak nerde?

İsmet Özel

*


(https://youtu.be/iZP6SBckVbg?si=kARMxHygETBSBrve)

16 Mart 2026 Pazartesi

Aşk, perdeleri yırtmaktır. Aşk, sırları çözmektir ve cemal-i yâri burada görmektir. Burada, cemal-i yâri göremeyen körler, yarın ahrette de kör olacaklar ve cemal-i yâri göremeyeceklerdir.

Dinle NİYAZİ’nin sözün,

Bir nesne örtmez Hak yüzün,

Hak’tan ayân bir nesne yok,

Gözsüzlere pünhân imiş..

Aşk, dağları deldirir. Aşk, maksuda erdirir. Aşk, vecdi buldurur. Vecd ise, aşk-u şevkin nefse galip gelmesi hali olduğundan, zâkire zikrin tadını tattırır. Bu öyle bir haldir ki, o ânda zâkirin uzuvlarından birisi kesilse veya kopsa, aşk-u şevk-i vecd ile zikreden Cemal-i lâ-yezali müşahede ettiğinden, o haz ve lezzet içinde acısını bile duymaz. Âşıkların ölümleri halinde de, cemale vuslât bulunduğundan, ruhun vücuttan ayrılmasının acısını, âşık mâ’şuku ile buluşmanın derin hazzı içinde duymaz.


Aşk Yolu Vuslat Tariki, Muzaffer Ozak 

*

gelin ey âşıklar gelin...

(https://youtu.be/D24mOVkylbc?si=LsKWXWXmEa85gGTj)

*

Gelin Ey Âşıklar Gelin


Gelin ey âşıklar gelin

Bu menzil uzağa benzer

Nazar kıldım şu dünyâya

Kurulmuş tuzağa benzer


Bir pîrin eteğin tuttum

Ana belî deyüp gittim

Nice yüz bin günâh ettim

Her biri bir dağa benzer


Pîrim diyemedim ere

Varamadım doğru yola

Günâhım çok yüzüm kâre

Eller yüzü ağa benzer


Günâhım çok başım kaygu

Terk etmedim fenâ huyu

Cümle âlem benden eyu

Benden kemter yoğa benzer


Çağla Dervîş Yûnus çağla

Sen özünü Hakk’a bağla

Ağlar isen başına ağla

Elden vefâ yoğa benzer


Yunus Emre


benim gönlüm tâ ezelden aşk'tan gelir aşka gider...

Aşktan Gelir Aşka Gider, Dervish Brothers



(https://youtu.be/t107ra-XOhM?si=QVxjkk42LelN-WUe)

*

Aşk'tan Gelir Aşka Gider

Benim gönlüm tâ ezelden,

Aşk'tan gelir, Aşk'a gider...

Bir Yol öğrendim Güzel'den, 

Aşk'tan gelir, Aşk'a gider... 


Ten içinde misâfir Cân,

Sûretim ayna, zâhir Cân,

Doğuştan bir muhâcir Cân,

Aşk'tan gelir, Aşk'a gider... 


Yol küser yolcu durunca,

Anca başlar, tam varınca,

Mâsivâ çöl, ben karınca,

Aşk'tan gelir, Aşk'a gider... 


Bir kanadı kırık kumru,

Yazan böyle yazmış Emr'i, 

Bir kelebek, üç gün ömrü,

Aşk'tan gelir, Aşk'a gider... 


Gönlümün boynunda halka,

Bâzı Hakk'a, bâzı halk'a,

Usul usul, düşe-kalka,

Aşk'tan gelir, Aşk'a gider...


Rûhumun dizleri yara,

Yıldızlara sora sora,

Gölgem Yâr'in ardı sıra,

Aşk'tan gelir, Aşk'a gider... 


Dost'a varan var mı? Hani?

Varmak için değil yani,

Adı üzerinde "Fânî"...

Aşk'tan gelir, Aşk'a gider... 


Ferhâd Fânî

 "İnsanlar iki çeşittir:

- Seni terk etmek isteyen, kapının deliğinde bile bir çıkış yolu bulur.

- Seni seven ise, kayada bile bir giriş yolu açar."

Sevmek kumaşı kaliteli insan işidir...

Uğur Işılak

 "Aşka karşı sabretmek, belaya karşı sabretmekten daha zordur; tıpkı sevilen birine sabretmenin, sevilmeyen birine sabretmekten daha zor olması gibi."


Ahbâru'n-Nîsâ, İbnü'l Cevzî

aşkın pazarında canlar satılır...

Yusuf'u Kaybettim, Bora Ebeoğlu


(https://youtu.be/O4rn-jBFrJ8?si=xFmVuC8hrwjZljza

*

YUSUF'U KAYBETTİM

Yusuf'uu kaybettim Kenan ilinde
Yusuf bulunur, Kenan bulunmaz
Bu aklı fikr ile Leylâ bulunmaz
Bu ne yâredir ki çâre bulunmaz

Aşkın pazarında canlar satılır
Satarım canımı alan bulunmaz
Yunus öldü deyu selan verirler
Ölen beden imiş, âşıklar ölmez

Yunus Emre

Delilerle ve aşıklarla tartışmamalı.


Animal Triste, Monika Maron

13 Mart 2026 Cuma

 "biz kavgadan korksaydık âşık olmazdık..."

I dizi; sevda kuşun kanadında 

I ayhan özen

(https://youtu.be/oQ3xPsUFosk)

"aşk deyince ötesini arama..."

I mihriban

I abdurrahim karakoç

(https://youtu.be/jTFVjfMOQzU)

&

Mihriban


Sarı saçlarına deli gönlümü 

Bağlamışlar, çözülmüyor Mihriban 

Ayrılıktan zor belleme ölümü 

Görmeyince sezilmiyor Mihriban 


Yar, deyince kalem elden düşüyor 

Gözlerim görmüyor aklım şaşıyor 

Lambada titreyen alev üşüyor 

Aşk kağıda yazılmıyor Mihriban 


Önce naz sonra söz ve sonra hile 

Sevilen seveni düşürür dile 

Seneler asırlar değişse bile 

Eski töre bozulmuyor Mihriban 


Tabiplerde ilaç yoktur yarama 

Aşk değince ötesini arama 

Her nesnenin bir bitimi var ama 

Aşka hudut çizilmiyor Mihriban 


Boşa bağlanmış bülbül gülüne 

Kar koysan köz olur aşkın külüne 

Şaştım kara bahtım tahammülüne 

Taşa çalsam ezilmiyor Mihriban 


Tarife sığmıyor aşkın anlamı 

Ancak çeken bilir bu derdi gamı 

Bir kördüğüm baştan sona tamamı 

Çözemedim çözülmüyor Mihriban


Abdürrahim Karakoç / 1960 (Dosta Doğru)

"gerçek sevgi almak değil vermektir..."

I abraham joshua twerski


(https://youtu.be/JwqQqwenmc0)

12 Mart 2026 Perşembe

 "bir insanı sevmeye yokluğundan başlanır..."

I dizi; tutunamayanlar

I murad zaloğlu, osman nail doğan

(https://youtu.be/HYAKQevYEN4?si=kzfM8A-FMINNNVW2)

 "birer bıçak vermedi mi ellerinize züleyha?..."


Bu Yusuf'un Zindandan Seslenişidir


Eğilin önümde çağdaş güneşler!

Kenanlı yıldızlar varın secdeye!

Issız çöllerde, derin kör kuyularda

Ben görürüm camgöbeği düşleri

Ve ben yorarım sırma şafaklarda,

Bulanık, korkulu düşlerinizi...


Tebessümlerimi yollarım vakur kervanlarla

Küfür karanlığı gecelerinize,

Sonra düşüncelerinizi yeşertirim...

İnce belli üç attır Tih sahrasında;

Güzelliğim, sabrım ve yalnızlığım.

Çılgınca yarışırlar kader güzergahımda;

Nalları değer kader çizgilerinize...


Bilemiyorum, bensiz nasıl olursunuz?

Cibril nefesli rüzgarlarda perdelenir gözleriniz,

Körpe bir ceylan gibi kaçıp gider güzellik,

Ateş yağar avuçlarınıza bir yerden,

Nil söndüremez içinizdeki yangınları,

Ağulu bir yılan ölüsü gibi yatar durur öyle

Mu’cizelere gebe Kızıl Deniz...


Dinleyin hele dinleyin çağdaş kadınlar!

Gamzesiz, zülüfsüz, yorgun kadınlar!

Mor mor halkalarda tutsak kadınlar!

Birer bıçak vermedi mi ellerinize Züleyha?

Çizdirmedi mi güzelliği avuçlarınıza?


Züleyha dedim ya biraz durmalısınız;

Lacivert çöl gecelerinden bir parçadır o,

Gözbebeklerinde dinlenir bereketli Nil...

Nasıl anlatsam size Züleyhayı;

Gözleri bir vaha gibi yeşil...


Ve gidin!

Nereye giderseniz gidin!

Kuyular her yerde derin!

İster Kenan illerinde, ister Mısır’da,

Zindanlar karanlık, mahzenler serin...


Hapsederim gençliğimi damarlarıma,

Kaç kere yaşanmış bir cenge girerim;

Unuturum sizi çağdaş kadınlar!

Sarılırım sımsıkı soğuk demirlere,

Kıtlıktan, bereketten haber veririm...

Ben yorarım düşlerinizi böyle bilin!


“Ümmü’l Kitab” üstüne yemin ederim;

Bir gün beni çağıracaksınız.

Yediye ve katlarına yemin olsun ki;

Bana muhtacsınız!

Bana muhtacsınız!

Bana muhtacsınız!


Dilâver Cebeci

 "aşktan yana söz duyunca..."


I ben hep seni düşünürüm

I hasan sağındık

I şiir; abdurrahim karakoç


(https://youtu.be/hEJOeSiN_KU)

&

Ben Hep Seni Düşünürüm

Ben Hep Seni Düşünürüm
Aşktan yana söz duyunca,
Ben hep seni düşünürüm.
Uçsuz hayaller boyunca,

Ben hep seni düşünürüm.
Yıldızlar kayar yüceden;
Renkler sıyrılır geceden;
Yüreğim sızlar inceden;
Ben hep seni düşünürüm.

Aklın ucu değer hiçe;
Yol ararım içten içe.
Kâinat uyur sessizce,
Ben hep seni düşünürüm.

Korkunun bittiği yerde,
Haz duyarım perde perde.
Bir mezar görsem bir yerde,
Ben hep seni düşünürüm.

Zaman hep sonsuza akar
Meyve dökülür, dal kalkar.
Çiçeklere bakar bakar,
Ben hep seni düşünürüm.

Rüzgâr eser ilden ile
Sağlıkta bitmez bu çile.
Vardan öte, Yokta bile
Ben hep seni düşünürüm.

Abdürrahim Karakoç

"aşk, sahip olduğumuz her şeyden ferâgat etmektir..."

I simone de beauvoir


(https://youtu.be/zIU7OY1p8Vk)

9 Mart 2026 Pazartesi

Bir Hint kılıcı gibi olan ayrılık keskindir. Fakat aşk kılıcı daha da keskindir.


• Dîvân-ı Kebir, Mevlânâ

&

Bir kılı kırka yarar ayrılık.. ve aşk, bin parçaya doğrar, doğurmak için âşığı.

Hicrân da aşk ateşi gibi yakar.. ne var ki; ateş vardır oldurur, ateş vardır öldürür!


Yüce Dağ Başında Kar Boran Boran, Ayşe Özaltın

(https://youtu.be/MYQQ8vC_n6o?si=3hAAF5qM4mOCtlmL)

.
.
.

Aşk, hasretin miğferi midir; hicrân, aşkın mihengi mi?!

Su içindeki balık mı suyu daha çok arar yoksa bir damla suyu bir inci mi?!

Uzaklık mı daha yakındır; yakınlık mı çok daha uzak?!


Kayadan İndim Bugün, Zahter

(https://youtu.be/of7_WwCSCy4?si=IOpk14Se08e_aHWC)

.
.
.

Ezelde buluşan, orta yerde ayrılır gibi görünüp sonra ebediyyen kavuşanlar bir kelâm etse; ayrılığın ateşiyle küle dönüp kul olanlar dikkat kesilse.

Ve bir perdedir; aralansa...

Âşık susarsa, ârif konuşursa helâk olur, diyenler dinlese, âşıklar konuşsa, ârifler sussa; n'olur?!


Kevser Irmağı, Özlem Özdil

https://youtu.be/nP5YaA8Kook?si=H43cNmv0_ZgpB589

Wikipedia

Arama sonuçları