"Biz, aşkın hareketli ve hırçın kadınlarda daha çok olduğunu sanırdık. Fakat işin bunun aksine olduğunu gördük: Aşk, -eğer ahmaklıktan kaynaklanmıyor ise- sakin olan kadınlarda daha çoktur."
Müdâvâtü'n-Nüfûs, İbn Hazm el-Endülüsî
Aşkın hikayesi, aslında Adem’in hikayesidir; zira Allah kadını onun kaburgasından var etmiştir. Bu yüzden aşkın ilk nişanesi, erkeğin sanki sevdiği kadın bir kemiğini kırmışçasına sızı duymasıdır... Aşkta kadim olan her şey "akıl dışı" bir mahiyet taşır; yeni olan her şey ise "anlaşılmaz" bir sır gibidir.
Vahyü'l-Kalem, Mustafa Sadık Er-Râfîi
Aşıklar Kitabı'nda, anlatıldığına göre bir zamanlar bir âşık vardı. Kadını senelerce ama senelerce sevdi durdu. Zaman zaman yanına gider gelirdi de. Ama hiçbir gün aralarında hiçbir şey geçmedi. O adam daha sonra dedi ki:
— Karanlık bir gecede ayasının beyazlığını gördüm, elimi elinin üstüne bastırdım. Bana,
— Sakın ha, dedi. Düzgün olanı bozma!..
... aşkın berraklığı üzerindeki haya perdesindedir..
Kitâb-ı Aşk, İskender Pala